Tek başına çalışmayı bırak. Seni anlayan insanlarla düzenli pratik yap.
Bu topluluk tam zamanında geldi. İlk kez doğru yerde olduğumu hissediyorum.”
Murat Uçar
Yazılım Geliştirici
Ablemos tam da ihtiyacım olan şeyi verdi. Artık her hafta İngilizce konuşabileceğim bir yerim var.”
Yılmaz Yavuz
Turist Rehberi
Düzenli canlı oturumlarda gerçek insanlarla pratik yap. Konuşmak bir kez değil, alışkanlık olsun.
Hata yapmaktan korkmadan konuşabileceğin bir yer. Burada kimse seni düzeltmek için beklemiyor, herkes aynı yolda.
Kalabalıkta kaybolma. Küçük gruplarda herkesin konuşmaya bolca vakti olur, sadece dinleyici kalmazsın.
Ders gibi değil, sohbet gibi. O an doğan sorular ve kahkahalarla zamanın nasıl geçtiğini anlamazsın.
İngilizceyi aslında biliyorsun. Gramerini çalıştın, kelimeleri biliyor, film izlerken çoğu şeyi anlıyorsun. Ama iş konuşmaya gelince bir şeyler tıkanıyor. Kafanda kurduğun cümle bir türlü ağzından çıkmıyor, ya da çıkana kadar konu çoktan değişmiş oluyor.
Çünkü konuşma, diğer her şeyden farklı. Okuyarak, dinleyerek, uygulama açıp kapatarak gelişmiyor. Konuşmak, ancak konuşarak gelişiyor.
Ve işte sorun tam burada: pratik yapacak kimse yok. Çevrende İngilizce konuşan biri yok, yabancılarla konuşmak için ortam yok. Uygulamaların karşısında ise seni dinleyen, sana cevap veren gerçek bir insan yok.
Bir de o tanıdık his var: konuşmaya çalışırken hata yapmaktan çekinmek. O çekince yüzünden çoğu zaman hiç başlamıyorsun bile.
Çoğu insan bunu tek başına çözmeye çalışır. Birkaç gün motive olur, sonra bırakır. Çünkü tek başına süreklilik oldukça zor.
Gerçek şu ki, konuşmayı tek başına öğrenemezsin. Seni anlayan insanlarla, düzenli olarak ve rahatça konuşabileceğin bir ortama ihtiyacın var. Bu bir lüks değil, konuşmanın tek yolu.
Yıllardır uygulamalarla, videolarla, kelime kartlarıyla uğraştın. Hepsi faydalı, ama hiçbiri seni konuşturmadı. Çünkü konuşmak, karşılıklı bir şey.
Birinin seni dinlemesi, anlamaması durumunda sorması, yanlış bir kelimeye gülümsemesi, sohbeti beklenmedik bir yere taşıması gerekir.
Bunu hiçbir uygulama veremez. Yapay zekâ bile veremez. Çünkü konuşmayı öğreten şey bilgi değil, insan.
Ablemos tam da bunun için var: seni anlayan gerçek insanlarla, gerçek sohbetler yapabilmen için.
Ablemos, konuşmayı merkeze alan küçük ve sıcak bir topluluk.

Haftada üç kez, Salı, Perşembe ve Cumartesi akşamları 22:00’da Google Meet’te buluşuyoruz.
Her oturum 40 dakika İngilizce sohbet, 5 dakika mola ve 15 dakika serbest konuşmadan oluşuyor.

Oturumlar arasında da bağ kopmuyor. Forum, herkesin paylaşım yapabildiği, soru sorabildiği, sohbeti sürdürebildiği canlı bir alan.
Topluluğun kalbi burada atıyor.

Zamanla kimin nereden olduğunu, kimin neyle ilgilendiğini öğreniyorsun. Şehrini paylaşan üyeleri harita üzerinde görebilir, belki yakınında biriyle tanışabilirsin.

Paylaşımların ve yorumların beğeni aldıkça seviyen yükseliyor. Bu, katkı verenleri görünür kılmanın ve topluluğu güvende tutmanın bir yolu. Örneğin özel mesajlaşma, kötüye kullanımı önlemek için belli bir seviyeden sonra açılıyor.
Çoğu yöntem sana bir şey anlatır: Video izlersin, kelime ezberlersin, alıştırma yaparsın. Ama hiçbiri seni konuşturmaz.
Ablemos’ta tam tersi olur. Burada dinlenen, soru soran, kendi cümlelerini kuran sensin. Çünkü konuşmak ancak konuşarak öğrenilir.
Birçok ortamda her hatanda biri araya girer ve seni düzeltir. Bu, zamanla konuşmaktan büsbütün çekinmene yol açar.
Ablemos’ta öncelik akıcılık ve rahatlık. Takılırsın, yanlış kelime seçersin, cümleni yarıda bırakırsın; hepsi normal. Önemli olan konuşmaya devam etmen.
Buradaki kimse İngilizceyi mükemmel konuşan, sana yukarıdan bakan biri değil. Herkes senin yaşadığın zorlukları yaşadı ya da hâlâ yaşıyor.
Ben de İngilizceyi sonradan, küçük adımlarla öğrendim. Konuşamamanın nasıl bir his olduğunu biliyorum. Ablemos’u tam da bu yüzden kurdum.
Ablemos bir yarış değil. Kimse seni zorlamıyor, kimseyle yarışmıyorsun. Kendi temponda, keyif alarak ilerliyorsun.
Çünkü konuşmayı sevmeden, baskı altında pratik yapmak uzun sürmez. Burada amaç, konuşmanın hayatına stres değil, keyif katması.
İngilizcem yeterince iyi değil, yine de katılabilir miyim?
Kesinlikle. Burada kimse mükemmel konuşmuyor, herkes pratikle ilerliyor. Önemli olan konuşmaya başlamak.
Konuşurken çok heyecanlanıyorum, utanırsam ne olur?
Tam da bunun için buradayız. Yargısız bir ortamda, seni anlayan insanlarla zamanla bu çekincenin azaldığını göreceksin.
Oturumlar ne zaman ve nasıl yapılıyor?
Salı, Perşembe ve Cumartesi akşamları 22:00’da Google Meet’te buluşuyoruz. Her oturum 40 dakika İngilizce sohbet, 5 dakika mola ve 15 dakika serbest konuşmadan oluşuyor.
Her oturuma katılmak zorunda mıyım?
Hayır. Hepsine katılman gerekmiyor, ama düzenli geldikçe farkı daha hızlı görürsün. Haftada bir oturum bile iyi bir başlangıç.
Ücretsiz seans nasıl çalışıyor?
Hiçbir ücret ödemeden bir tanışma seansına katılıp ortamı kendi gözünle görebilirsin. Beğenirsen aramıza katılırsın.
Üyelik ücreti ne kadar?
Ayda sadece $29.
Oturumlar kaydediliyor mu?
Hayır. Samimi ve rahat bir ortam için oturumları kaydetmiyoruz. Yalnızca özel konukların olduğu bazı oturumlarda, önceden haber vererek ve isteyenleri çıkararak kayıt alabiliriz.
Bu bir İngilizce kursu mu?
Hayır. Burada müfredat, ders ya da ödev yok. Hayattan ve ilgi alanlarımızdan sohbet ediyoruz; tek fark, dilin İngilizce olması.
Kameramı açmak zorunda mıyım?
Hayır, zorunda değilsin. Ama kameranı kapalı tutmak için iyi bir nedenin yoksa açmanı rica ediyoruz. Çünkü gerçek hayatta sohbet ederken yüzümüze maske takmıyoruz.
Diğer üyelere mesaj gönderebilir miyim?
Toplulukta biraz aktif olduktan sonra evet. Kötüye kullanımı önlemek için özel mesajlaşma belli bir katılım seviyesinden sonra açılıyor.
İade alabilir miyim?
Üyelik ücretleri kural olarak iade edilmez; istediğin zaman aboneliğini iptal ederek sonraki ödemeleri durdurabilirsin. Yine de özel bir durumun varsa bizimle iletişime geç, elimizden geleni yaparız.
Aradığın yanıtı bulamadın mı?
Sorularını [email protected] adresinden ulaştırabilirsin.
Ayda sadece $29 karşılığında 12 saate varan online grup pratiği!
Şimdi katılırsan hem daha küçük gruplarda daha derin arkadaşlıklar kurma imkanı bulursun, hem de topluluktan ayrılmadığın sürece gelecekteki fiyat artışlarından etkilenmezsin.